Osmanlı Dönemi
15. yüzyılın başında Timur’un Anadolu’yu işgal etmesi ve büyük yıkımlar
yapmaya başladığı süreçte Amasya da Timur’un askerlerince yedi ay boyunca
kuşatılmıştır.
Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı'nda (1402) Timur’a yenilerek esir düşmesi
ve sonrasında şehzadeleri arasında meydana gelen taht kavgaları üzerine,
Fetret Devri olarak bilinen bu dağılma sürecinde Osmanlı birliğini sağlamaya
çalışan ve bunda da başarılı olan Çelebi Sultan Mehmet, bu mücadele
yıllarında Amasya’yı kendisine merkez edinmiştir.
1402 yılında Yakut Paşa’nın Amasya Emiri olduğu dönemde, Timur tarafından
Kara Devletşah Amasya’ya emir olarak atanmış, fakat Kara Devletşah Amasya
halkı ve ileri gelenlerince zalim bir insan olarak bilindiğinden onun
emirliği tanınmamış ve şehre girmesine izin verilmemiştir. Bunun üzerine
Kara Devletşah Kağala/Hakala Köyü'nde konaklamış ve burada şehrin diğer
kısımlarına hükmetmiştir.
Çelebi Sultan Mehmet, Kara Devletşah’ın bu şekilde hareket etmesine karşılık
onunla savaşarak bozguna uğratmış ve Kara Devletşah savaş meydanında
öldürülmüştür.
Osmanlılar Devri'nde Amasya, 15. yüzyılın ilk yarısından itibaren
şehzadelerin görev yaptığı bir sancak ve aynı zamanda Eyalet-i Rum’un da
merkezi konumundadır.
Amasya, Yörgüç Paşa’nın Beylerbeyi olduğu dönemde (1422/1435); Sivas, Tokat,
Çorum ve Samsun sancaklarından müteşekkil bir vilayet olup, bu dönemde
Amasya’ya “Rumiyye Vilayeti” deniliyordu.
Bu dönemde Amasya ve civarında Kızıl Koca Oğulları namıyla bilinen ve mevcut
sistemin disiplini altına girmemiş olan bir Türkmen topluluğunun ortaya
çıktığı ve bu topluluğun yörede eşkıyalık yaptığı, Yörgüç Paşa’nın ise bazı
hileler ile bu grubu ve ele başlarını yakalatarak kılıçtan geçirdiği
bilinmektedir.
Osmanlılar Devri'nde Amasya’da görülen önemli olaylardan biri de tarihte
Celalî İsyanları olarak bilinen toplumsal olaylardır. Özellikle 16. yüzyılda
yaşanan bu olaylarda celalî grupları daha çok içinde Amasya’nın da bulunduğu Yeşilırmak
Havzası içerisinde hareket etmişlerdir. Bu dönemde Amasya’da
büyük kargaşalar yaşanmıştır.
Bu isyanlar içerisinde özellikle Amasya Sancak Beyliği de yapmış olan Urfalı
Kara Yazıcı Abdülhalîm’in yaşattığı kargaşa önemlidir. 1603 yılında yaşanan
bu olaylarda Kara Yazıcı Abdülhalîm’in taraftarları Amasya'yı yakmışlardır. Bu
talan hareketi öylesine şiddetli bir şekilde yaşanmıştır ki, bu sırada
Amasya eşraf ve âyânı servetleriyle birlikte kral mezarları içerisine
sığınmak zorunda kalmıştır.
Amasya, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde önemli olan bir antlaşmaya da tarihi
mekan olmuştur. 1555 yılı nisan ayı sonunda yapılmış olan ve tarihte Amasya
Antlaşması olarak bilinen bu antlaşma İran-Safevî Hanedanıyla yapılmış ilk
ve önemli antlaşmalardan biridir. Bu sırada Kanunî Sultan Süleyman Amasya’da
ikamet etmektedir.
Osmanlı tarihine yön veren bir çok şehzadenin Amasya’da yetişerek görev
yapmış olması nedeniyledir ki, Amasya Osmanlı tarihinde “şehzadeler şehri”
olarak tanınmıştır. Bu şehzadeler arasında; Çelebi Sultan Mehmet, II. Murat,
Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid gibi sonradan padişah olanlar da vardır.
Ayrıca, Amasya’da görev yapmış ve burada ölmüş bazı şehzadeler de
bilinmektedir.
Osmanlılar tarafından fethedildiği tarihten itibaren şehzadelerin tahtgâhı
olan Amasya , Şehzade Bayezid’in 1559 tarihinde İran’a firar etmesinden
sonra şehzade (çelebi sultan) sancaklığından çıkarılmış ve bu tarihten sonra
Amasya’da hiçbir şehzade görevde bulunmamıştır.
|